Jeotermal enerji

Jeotermal kaynak yerkabuğunun altındaki çeşitli derinliklerdeki ısının oluşturduğu, içinde minareller gibi kimyasalların bulunduğu sıcak su veya buharlardır. Jeotermal enerjide bu kaynaklardan dolaylı veya dolaysız şekilde yararlanılarak elde edilen enerjidir.

Yerküremizin merkezinde magmanın yol bulması ile yukarılara çıkması veya katmanların ısıyı yukarı iletmesi ile aşırı ısınan yeraltı suları sıcak su ya da buhar olarak yeryüzüne çıkar.

Önceleri sağlık ve yiyecek pişirme amacı ile kullanılan jeotermal kaynaklar günümüzde;

Konutlarda, kentlerin merkezi sistemler ısıtma ve sıcak su için izlanda, japonya, Kanada, Meksika; Kuzey Avrupa ülkelerJeotermal-Enerji960x400inde kullanılmaktadır.

Seraların, tavuk ve hayvan çiftliklerinin ısıtılmasında yine Japonya, İzlanda, doğu avrupa ülkeleri gibi ülkelerde yararlanılmaktadır. Havaalanı pist ve caddelerin ısıtılmasında kullanılmaktadır.

Sanayide ise; Kerestecilik ve ağaç kaplama sanayinde, derilerin kurutulması ve işlenmesinde, beton blok kurutmasında, bira mayalama ve damıtılması, yıkama amacı ile çamaşırhanelerde kullanılmaktadır.




Kimyasal madde üretiminde ise; borik asit amonyum bikarbonat gibi kimyasal madde üretiminin yanıda karbondioksit’ den kuru buz elde edilmesinde kullanılmaktadır.

Dünyada kanunlarla akışkanın yeniden yer altına verilmesi tekniği zorunluluk haline getirilmiştir.

Emisyonun sıfıra yakın olması, çok amaçlı ısıtma uygulamaları için ideal, iklimlere bağımlı olunmaması, hazır ve yenilenebilir enerji olması, verimliliğin %95 üzerinde olması jeotermalin önemini ve daha çok değer vermemiz gerektiğini göstermektedir.

Jeoternal alanlarda (80 C ve 170 C derecelerde) kurulan tesislerde buhar ve su ayrıştırılarak buhar türbinlere gönderilerek jeneratör aracılığı ile elektrik üretilir. Buharı zarar vermeyen düşük sıcaklıklarda kolayca buharlaşabilen hidrokarbonların kullanılması ile çevreye zarar vermemektedir.

Türkiye dünyanın eönemli jeotermal kuşaklarından Alp-Himalaya jeotermal kuşağında olması nedeni ile zengin jeotermal ülkelerdendir. Avrupanın 1. dünyanında 7.ülkesi konumundadır. Ülkemizde daha çok ısıtma, endüstri ve turizm maksatlı kullanılmaktadır.

Ülkemizdeki jeotermal alanlar
Denizili Kızıldere sahası (242 C derece)
Aydın Germencik Ömerbeyli sahası (232 C derece),
Çanakkkale Tuzla sahası (174 C derece)
İzmir seferihisar sahası (153 C derece)
İzmir Dİkili sahası (130 C derece)
Jeotermal akışkan sıcaklıkların uygulama alanları ise;
180 yüksek konsantrasyon solüsyonun buharlaşması
160 kereste kurutulması
140 çiftlik ürünlerinin kurutulması
120 temiz su eldesi
90 balık kurutma
80 ev ve sera ısıtma
60 kümes ahır ısıtma
40 toprak ısıtma, sağlık tesisileri
20 balık çiftlikler

Yeraltındaki sıcak su
Kamu hizmet kuruluşlarının kullandıkları elektriğin en azından bir bölümünün yenilenebilir kaynaklardan sağlanması konusu, dünyada giderek benimseniyor. Buna bağlı olarak, yeraltındaki sıcak suyu ya da su buharını yeryüzüne akıtan jeotermal enerji santrallarına duyulan ilgi de giderek artıyor.

Jeotermik santral, yüzeye daha yakın olan yeraltı su larını değil, çok daha derinlerdeki su havzalarının suyunu akıtır. Keşif amaçlı sondaj çalışmaları da dahil, öncelikle maliyetlerin yüksek olması gerekçesiyle bugüne dek jeotermal enerji kullanımına uzak duruldu, Ancak bu santrallar işletmeye alınınca hiç yakıt tüketmezler ve emisyon oranı hemen hemen sıfıra yakın olduğundan çevreyi
kirletmezler. Uzmanlar “Bir santralin ömür boyu gerçek maliyetine baktığımızda, jeotermik santralin, en ucuz geleneksel elektrik üretme seçeneği olan kömür işletmesiyle eşit düzeyde ya da ondan daha düşük bir maliyeti olduğunu görürüz,” diyor.

Su sıcaklığına bağlı olarak dünyada kimi bölgelerde kurulan farklı enerji santralları yıllardır etkinliğini sürdürüyor. Bu santrallar arasında en yaygın olan türün ani buharlaştırma (flash) santralları olduğu, ancak gelecekte “ikili” santralların ağırlıkta olacağı belirtiliyor. İkinci bir sıvının buhara dönüştürülmesi için sudan yararlanan ikili santral tasarımları daha düşük sıcaklıktaki suyla çalışabiliyor ve jeotermal enerjinin daha çok yerde etkili olmasını sağlıyor.

Kimi uzmanlar suyun aniden bahara dönüşmesi ve bu buharın kademeli olarak

soğutulması sırasında “rezervuarlardaki” suyun bir bölümünün tükenebileceğinden kaygı duyuyor. Ne var ki bu görüşe karşı çıkanlar, su aşırı bir hızla çekilmediği sürece, toprağın iç katmanlarının “rezervuarları” doğal olarak yeniden dolduracağı görüşün de. Dahası, ikili santrallar gerçekte çekilen suyun tümünü yeniden “rezervuara” gönderiyor. Ancak bu santralların maliyeti ani buharlaştırma santrallare (flash) kıyasla biraz daha yüksek olabiliyor.




Gelecekte elektrik üreten kurumlar sıcak, kuru kayalardan buhar elde etmek amacıyla “geliştirilmiş” üretim yöntemlerinden yararlanabilir. Ev sahipleri bu amaçla arka bahçelerini bile kullanabilir. Topu topu 3.5 metre lik bir derinlikte bile toprağın sıcaklığı yıl boyunca 10-15 derece civarında kalır, Buraya döşenecek sıvıyla dolu borular evleri yazın serin, kışın sıcak tutan bir ev ısı pompasını besleyebilir.

Yeni bir ev inşa edilirken böyle bir ısı pompası siste minin gerçekten de geleneksel kalorifer ocağına kıyasla daha pahalıya mal olacağını belirten uzmanlar,”Ne var ki, bu sistem yakıt tüketmediğinden dört beş yılda kendini amorti edip, kara bile geçilebilir,”diyor.
kaynak:enginbilim.byethost.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest