Pera Palas Oteli – Pera Palace Hotel

İstanbul’ un ilklerindendir  Pera Palas oteli. O dönemde Beyoğlu’ nun tek elektrik kullanılan binasıdır Pera palas. Peki o sırada elektrik başka nerde kullanılıyor diye soracak olursak? Osmanlı sarayları  (Yıldız sarayı)  demek birçok şeyi kısaca anlatmaktadır aslında.  Odalarında sıcak su akan ilk otel, jeneratörü olan asansörü elektrik  ile çalışan ilk bina olması o dönemin başlı başına ulaşılmazlarıdır aslında..

eski-pera-palasSene 1888. Maceralı yolculuğu ile o dönemin popüler yolculuklarından biri Orient Express. Paris İstanbul hattındaki yolculuğun durağı olan İstanbul’ da o dönemde yolcuları ağırlayacak üst düzey ve konforda bir otel bulunmamaktadır. Bu boşluk 1892 yılında inşaatına başlanarak 1895 yılında açılan Pera Palace Hotel ile giderilmiştir. Birinci dünya savaşına kadar şaşalı günlerini yaşayan otel Mimar Alexander Vaullary’ nin bir eseridir. Alexander Vaullary Cercle Orient, Osmanlı bankası gibi dönemin önemli binalarının mimarıdır. Binada ağırlıklı olarak Art Nouveau tarzı olsada yer yer  Neo – klasik ve oryantalist mimari örneklere rastlanmaktadır. 9 kattan oluşan bina dönemin mimari tarzında yapılmıştır.

Otelin hizmet verdiği süre içinde dünyaca tanınmış sanat çevresinden yıldızlardan  tutunda dünya  ve ülke tarihlerinde gidişatı değiştirmiş  ünlü politikacı ve liderleri ağırlamıştır. Bu isimlerden ilk akla gelenler;   Sarah Bernhardt, Greta Garbo, Zsa zsa Gabor,Marie Bell, Alfred Hitchcock, Ninette de Valois, Şah Rıza Pehlevi, Kral Zogo, Sırp kralı Pierre, İngiliz kralı 8. Edward, Jacquelin Kennedy,Gülbenkyan,  Mareşel Tito, Korutürk,  İnönü, Menderes’ dir.





101 Numaralı oda
Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk bu otelin müdavimlerindendi. Görüşmeler yaptığı, önemli kararları aldığı ve konakladığı  bu otelde Atatürk,  hep  101 numaralı odayı seçmiştir. 101 numaralı oda 1981 yılında, ulu önderin şahsi eşyalarının sergilendiği bir müze oda haline getirilmiştir.  Odada sergilenen dikkat çekici ve halen açıklaması yapılamayan 9:07 yı gösteren bir Hintli iş adamı tarafından hediye edilen ipek halıdır.  İş adamının muhteşem bir hediye olsun düşüncesi ile kendi medyumuna ısmarladığı halıda 09:07 yi gösteren saatin etrafında 10 adet kasımpatı bulunmaktadır. Ve son bir ayrıntı. İnsanda beyin ölümü kalp durmasından 2 dakika sonra gerçekleşmektedir.

pera-palas-101

Agatha Christie ve 411 numaralı oda
1926 ve 1932 yılları arasında İstanbul’ a her geldiğinde Pera palas otelinde kalan dedektif romanları yazarı Agatha Christie’ nin 11 gün ortalardan kaybolduğu dönemde “Doğu ekspresi’nde cinayet” romanını  411 numaralı odada yazdığı hakkında iddialar bulunmaktadır.

Ünlü yazarın ölümünden sonra onun ruhunu çağırdığını söyleyen Medyum Tamara Land ve hikayeyi çözmek isteyen Warner Bross şirketi  411 numaralı oda konusunun ilginç bir hale gelmesini sağladılar. Yazarın çağrılan ruhu  medyuma, Pera palas otelinin 411 numaralı odasında bir anahtar olduğunu söylüyor ve yapılan araştırmada gerçekten oda da zemindeki parke altında bir anahtar bulunuyor.  Daha sonraki seanlarda bu anahtarın otelin eski sahibi olan Misbah Muhayyeş’ e ait olan Yeniköy’ deki  yalısının bir gizli odasını açtığı ve o odadaki Agatha Christie’ nin kaybolduğu 11 günün notlarının bulunduğu bir defterde bulunduğu bildirilmişti.  Bu anahtara Warner Bross 75.000 Dolar teklif etmiş ama yalının döneminin sahibi Hasan Süzer’ in iki milyon dolar istemesi ile bu satış gerçekleşememiştir. Gerçek olan şey bugüne kadar yalıdaki gizli oda ve defterin asla bulunamamış olmasıdır. Oteldeki oda o günkü haliyle halen korunmaktadır.

İlk sahibi Orient ekspress olan oteli Kapadokya doğumlu Rum tüccar Bodosakis 1918 yılında satın almıştır. Bodosakis’ in oteli alma şeklide oldukça ilginçtir. Mersin’ de ticaret ile uğraşan Bodosakis, bir gün İstanbul’ a gelir ve Pera palas otelinde kalmak ister. Ancak giyiminin kötü olmasından dolayı görevliler otelde kalmasına izin vermez. Duruma kızan Bodosakis oteli satın alacağını, fiyatının ne kadar olduğu sorar. Israrcı tavırlar karşısında otel çalışanları yüksek bir fiyat söylerler. Ancak bunu kabul eden Bodosakis otelin yeni sahibi olur. 1923 yılında hazineye devrolan oteli daha sonra orduya üniforma sağlayan Misbah Muhayyeş satın alır. 1949 yılında kurulan vakıf ile otel Darülaceze, Darüşşafaka ve Verem savaş derneğine bırakılır. Sonrasında Süzer ailesi otel işletmeciliğini 2006 yılına kadar yapmıştır.




2006 yılında restorasyonuna başlanan otel 2010 yılında tekrar hizmete açılmıştır. Bugün bile orijinal kapı kollarının, elektrik tesisatların kullanıldığı otel 115 normal 16 suit odası ile hizmet vermektedir. Tepebaşında bulunan Pera palas otel  muhteşem haliç manzarası ve tarihi dokusunu koruyarak konaklamaya gelenleri tarihi yaşatmaktadır.

Pin It on Pinterest