1845 yılında Mekteb-i Fünun- ı İdadiye ve 1925 yılında ise Kuleli Askeri Lisesi adını alan askeri okul, senelerce Osmanlı imparatorluğuna ve Türkiye Cumhuriyetine eğitimli subaylar kazandırmıştır. 2012 yılında hazineye devredilen okul, temmuz 2016 tarihinde ise OHAL kapsamında kapatılarak subay eğitimine son verilmiştir.

Bu alanda, Bizanslı Jüstinyen zamanında yapılan kuleli bir manastır olduğu söylenmektedir. Üsküdar ilçesi sınırları içinde Çengelköy sahilinde bulunan bu bölge, Fatih Sultan Mehmet’ in İstanbul’ u fethetmesi döneminde papaz korusu olarak adlandırılmaktaydı. Yavuz Sultan Selim zamanında 1520 li yıllarda burada bulunan manastır yeniçerilerin konakladığı yer olarak tarihteki yerini almıştır. 2.Bayezıt döneminden itibaren bu bölgede saray için çiçek ve sebzeler yetiştirilmeye başlanmıştır. Bostancıbaşı odaları olarak adı konan çalışanlar için binalar yapılmıştır. Bu bahçelerde bulunan kulelerde görevliler bulunmaktaymış. Bu yüzden bahçeye Kule bahçesi ve Kuleli Bahçe adı verilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde kule yanına saray yaptırılmış Bizanslılardan kalan kule ise yıktırılmıştır. İhtişamından söz ettiren saray, 9 katlı olup her katında su fıskıyelerinin olduğundan bahsedilirmiş. 1828 yılında Kuleli bahçesine Atanas ve Nikola adlı iki Rumdan satın alınan arsa dahil edilerek tek katlı ahşap bir süvari kışlası yapılmıştır.

1831 yılında Hindistan’ da ortaya çıkan ve Osmanlı topraklarına kadar yayılan veba salgınının ilerlememesi için Darü’l Etibba – Karantina Müdürlüğü bu binada kurulmuştur. Karantina binası olduğu sırada taşınan süvariler salgının bitmesi ile 1842 yılında geri dönmüşlerdir.

1845 yılında Sultan Abdülmecid’ in emri ile süvari askerlerinin eğitimi için at eğitim alanı yapılmıştır. Bu alan bugünkü spor salonunun yerinde bulunmaktadır.

1854-1856 yıllarındaki Kırım harbi sırasında yaralı askerlerin yatırıldığı yerlerden biriside Kuleli kışlası olarak seçilmiştir. Hastane olarak kullanılan kışlada ölen İngiliz askerler ise kışlanın doğu yönündeki yapılmış olan mezarlığa defnedilmekteydi. Bu mezarlığa yakın zamana kadar İngiliz mezarlığı adı verilmiştir. 1856 yılının sonlarında büyük bir yangın yaşayan kışlada oluşan büyük çaplı zarar yeni inşa ile hemen telafi edilmiştir.

1862 yılında Sultan Abdülaziz, kışlayı kuleler haricinde bugünkü görüntüsüne yakın hale getirecek olan Garabet Amira Balyan’ ı görevlendirmiştir.

1872 yılında Maçka kışlasındaki Harbiye İdadisi, bu binaya taşınarak  askeri okul olarak hizmet vermeye başlamıştır.




1877-78 yıllarındaki Osmanlı Rus savaşında, 1912-13 yılındaki Balkan savaşlarında bina  hastane olarak kullanılmıştır.

1918 Mondros anlaşması gereğince İngilizlerin deposu olarak kullanılmış olup, bina İngilizlerin izni ile 1923 yılına kadar Ermeni Eytam – Yetimler okulu (Kuleli Merkez Yetimhanesi) olarak Ermeni göçmenlerinin konakladığı mekan olmuştur.

2. Dünya savaşı sırasında Konya’ ya nakledilen lise yerinde 1000 yataklı Cildiye hastanesi ve Boğaz Nakliyat Komutanlığı görev almış olup, savaşın bitmesi ile Maltepe askeri lisesi ile Kuleli askeri liseleri birleşerek Kuleli kışlasına dönüş yapmışlardır.

1965 yılında betonarme haline getirilmiştir. 1969 yılında Allom’ un gravüründeki kuleler inşa edilir.

Bu okuldan mezun olan bazı ünlüler; İlker Başbuğ, Yaşar Büyükanıt, Abdullah Çevrim, Fevzi Çakmak, Cemal Gürsel, Kazım Karabekir, Aziz Nesin, Osman Pamukoğlu, Cevdet Sunay, Alparslan Türkeş’ dir.

Kuleli Askeri Lisesi - Mekteb-i Fünun-ı İdadiye

Kuleli Askeri Lisesi - Mekteb-i Fünun-ı İdadiye

Kuleli Askeri Lisesi - Mekteb-i Fünun-ı İdadiye

Kuleli Askeri Lisesi - Mekteb-i Fünun-ı İdadiye

 

Kuleli Askeri Lisesi – Mekteb-i Fünun-ı İdadiye