Okyanus Metan Gazı ( Metan Hidrat) Enerjisi

Okyanus Metan Gazı ( Metan Hidrat) Enerjisi:
Formülü CH4 olan Metan gazı, fosil yakıtlarının dışında elektrik enerjisi üretimi için bilim adamlarının ve tabi ki büyük yatırımcıların ilgisini çoktandır çekmektedir. Bataklık gazı olarak da bilinen metanı, “çöp alanlarında veya kömür ocaklarında  gaz birikmesi sonucu patlama oldu”  şeklinde duyduğumuz haberler ile bilmekteyiz. Metan hidratları ise metan gazının su molekülleri tarafından adeta bir kafes içerisinde alınarak sıcaklık ve basınç ile birlikte donmasıyla oluşan buza benzeyen katılar olarak adlandırabiliriz.

Enerji üretim firmalarının araştırmaları sonucunda, düşük ısı ve basınçlar altında senelerdir (katı hal) metan hidrat yataklarında çıkarılmayı bekleyen metan gazı rezervleri bulunmuştur. Bu rezerv rakamları inanılmaz boyutlardadır. Bu yataklarda sıkışmış olarak bulunan bir metreküp metanın karşılığı yüzaltmış metreküp olarak hesaplandığını düşünürsek, rezerv miktarının devasal büyüklüğü ortaya çıkmaktadır. Ancak buradaki sorun, doğa felaketine sebep olmadan metan hidratın bulunduğu yerden nasıl alınıp, işleneceği ve bir enerji kaynağına dönüştürüleceğidir.

Büyük rezervlere sahip metan gazının küresel ısınma veya enerji üreticileri tarafından yapılan müdahaleler ile uygulandığı basınçtan kurtularak suya ve atmosfere karışma ihtimali bazı bilim adamlarını endişeye sürüklemektedir.  Metan gazının sera etkisinin karbondioksite göre 86 kat daha fazla olması, korkularının dikkate alınması gerektiğini göstermektedir. Paul Johnson yaptığı araştırma ile metan hidrat alanlarındaki kabarcıkların normalden çok fazla olduğu, bu da atmosferdeki ısınma ile eriyen buzulların metanların çözülerek okyanusa karıştığını belirtisi olduğunu savunmaktadır.

Bununla birlikte Jeolojik araştırmalar konusunda söz sahibi olan USGS  (Amerikan Jeolojik Araştırmalar Kurumu) ise bu kaygıların yersiz olduğunu böyle bir şeyin meydana gelmesi için binlerce yıl boyunca okyanus tabanındaki ısının artması gerektiğini böyle bir durumda gerçekleşse bile okyanus içinde yükselen metanın, oksitlenerek karbondioksite dönüşeceğini öngörmektedir.

1960 yılında Sibirya’ da keşfedilen metan hidrat üzerine başta Amerika olmak üzere bir çok ülke araştırmalar yapmaktadır. ABD, Hindistan. Çin, Kanada, Güney Kore ve Japonya başı çeken ülkelerdendir.  Örnek çalışmalardan birini Japonlar gerçekleştirmiştir. 2013 yılında uzun süren planlamalar sonrasında 6 gün süren çalışma ile 120 bin metreküp gaz çıkartan Japonlar, yaşadıkları problemler yüzünden çalışmayı durdurmuşlardır. 11 Japon firmasının bir araya gelmesi ve yapılan çalışmalar neticesinde ise, Mayıs 2017 de suyun 1000 metre altında ve tabanın 300 metre derinliğinde yapılan sondaj ile 12 günde yaklaşık  35 bin metreküp, haziran 2017 de ise ikinci  kuyudan 24 günde 200 bin metreküp gaz çıkarılmıştır.

Pin It on Pinterest

error: Content is protected !!