YEŞİL BİNA Bilindiği gibi petrol ürünlerinin yakın zamanda tükenecek olması, dünyamızın süratle hava sıcaklığının yükselmesi gibi nedenler artık devletleri, insanları çevre konusunda daha duyarlı olmaya yöneltmiştir. Buna bağlı olarak günümüzde kullandığımız araçlardan tutunda, kullandığımız enerji kaynaklarına kadar birçok konuda çevreye duyarlı alternatifler yaratılmaya ve kullanılmaya başlanmıştır. Bunlarda biride yeşil binalardır. Standart sertifikası LEED olarak verilen yeşil bina akımının temelleri 1851 li yıllarda Londra' da Crystal Palace ile atılmıştır. 1970 yılındaki enerji krizi ile kendini öne çıkarmaya başlamıştır. İnşaatın harfiyat aşamasından başlayarak günlük yaşamın başlaması ile devam eden çevreye karşı duyarlı olan binalardır. Bu binalarda başlıca dikkat edilen konular yüksek teknoloji, mümkün olduğunca gün ışığından yararlanma, yalıtım ve enerji verimidir. Bina çevresinde bitki türleri, çatıya yağan yağmur suyunun tekrar kullanımı gibi atıkların tekrar kullanılması, bina içi hava kalitesi, ofislerde harekete duyarlı sensörler, güneş kollektörlerinin sıcak su ihtiyacını karşılaması, kışın bile güneş enerjisinden bina ısıtmasının bir kısmının karşılanması gibi uygulamaları vardır.Yeşil binalar yeşil olmayan binalara göre yaklaşık olarak %30 - %50 gibi ciddi oranlarda enerji tasarrufu sağlamaktadır. Yeşil binalar özel araç kullanımının(dolayısı ile petrol tüketiminin) azalması için mümkün olduğunca metro ve otobüs gibi toplu taşıt araçların bulunduğu bölgelere yakın yerlere inşa edilmektedir.
Leed sertifikası genel anlatımla binaların çevreye karşı duyarlılığına bağlı olarak puanlar verilmektedir. Puanların yüksekliğine göre projeler altın ve platin Leed sertifikası verilmektedir. Dünya' da projelerine Leeds sertifikası almak müracat eden veya etmekte olan şirketler süratle artmaktadır.
Amerika, İngiltere gibi ülkelerin yanında Çin 2008 yılında başkentleri Pekin’ de düzenlenen olimpiyatlarda sıfır hava kirliliği sloganı ile binalarını inşa veya tadilat etmişlerdir. |