Site Haritası
Bize Ulaşın

ANA SAYFA
ÇEVRE HABER
ORGANİK TARIM
ÇEVRECİ ÜRÜNLER
YEŞİL BİNA
ÇEVRECİ OTELLER
MAVİ BAYRAK
ÇEVRE FUARLARI
GERİ DÖNÜŞÜM
ATIK PİL 1 > 2
NANO TEKNOLOJİ
HİBRİT TEKNOLOJİ
TIBBİ ATIK
KÜRESEL ISINMA
KYOTO PROTOKOLÜ
HAVA KİRLİLİĞİ
IŞIK KİRLİLİĞİ
SES KİRLİLİĞİ
YEŞİL ÇATILI EVLER
ALTIN ARAMA
CANLILAR DÜNYASI
YENİLENEBİLİR ENERJİ
>RÜZGAR ENERJİSİ
>GÜNEŞ ENERJİSİ
>HİDROJEN ENERJİSİ
>SANTRALLER
>JEOTERMAL ENERJİSİ
>BİO YAKIT
>DENİZ ENERJİLERİ
EROZYON
İLETİŞİM
SİTE HARİTASI

Yeşilçevre Anasayfa > Tıbbi Atık

TIBBİ ATIK
Tıbbi atık; hastane, dispanser gibi sağlık kuruluşlarından çıkan kan ürünleri ve kan bulaşmış ürünler, diyaliz atıkları, enjektör iğneleri, karantina atıkları, patolojik atıklar, bakteri içeren hava filtreleri gibi atıkların genel adıdır.

Sağlık kuruluşlarında biriken tıbbi atıkları diğer normal atıklardan ayrı tutulması, nakliyesi ve imha edilmesi gerekmektedir. Bunun içinde ülkemizde büyükşehir belediyesi hizmet vermekte sağlık bakanlığı ise denetimini yapmaktadır.

Belediyeler Tıbbi atık yönetim planını hazırlarlar, geçici depolama ünitelerinde toplar, bertaraf / sterilizasyon tesisleri için lisans alır, tesisler kurar, yönetir,  personeli eğitir, taşınmış ve imha edilmiş tıbbi atıkların kayıtlarını tutar.

Tıbbi atıklarda doktorlar, hemşireler, hastalar, hastane personeli, atık toplama çalışanları ve çevre halkı Aids, Hepatit B, C gibi çeşitli riskler altındadırlar.

Büyüklük ve yatak sayısına bağlı olarak hasta başına yaklaşık 8,7 kg.’ a kadar günlük atık çıkabilmektedir.

Atıklar başlıca 3 çeşit renkli torbalarla taşınır.
*Siyah renkli torbalarda, hepimizin evlerimizde toplanan çöp tarzı atıklar
*Mavi torbalarda, serum şişesi gibi cam atıkları
*Kırmızı torbalarda ise, kullanılmış sargı bezleri, ameliyat, ilaçlar artıkları, dışkılar, kan veya idrar bulaşmış atıklar  gibi birçok insan sağlığını tehlikeye sokabilecek atıklar toplanır.

İğne gibi delici veya kesici atıklar ise önce sarı atık kovasına yerleştirildikten sonra kırmızı atık torbasına koyulur.

Dünya Sağlık Örgütünün 2000 yılında kullanılmış olan şırıngalardan oluşan enfeksiyonlar sonucu  21 milyon Hepatit B, 2 milyon Hepatit C gibi hastalıklar bulaşmıştır

SİYANÜRLÜ ALTIN VE GÜMÜŞ ARAMALARI
Tarih boyunca ülkelerin, kişilerin zenginlik sembolu olmuş olan altın, binlerce kişinin hayatını gerek savaşlarla gerekse ihanetlerle kaybetmesine neden olmuştur.

Günümüzde dünyada altının %85' i mücevherde geri kalan %15 ise elektronik ve tıpda kullanılmaktadır.

Şu an dünyada kullanılan altın geri dönüşümlü olarak sadece teknik amaçlı kullanılsa sonsuza dek yetecektir. Durum böyle olunca   Yaklaşık son 100 yılda altın aramalarına siyanüründe katılması ile  altın tehlikesi başka bir boyut kazanmıştır.

Hava, su ve yiyecek yolu ile vücuda giren siyanürün 50 mg' ı insanı öldürmesi için yeterlidir. Siyanüre ısıtma işlemi yapılması ile oluşan dumanın insan insan tarafından solunması ile beyin ve akciğere hemen etki yaparak insanın ölümüne sebep vermektedir. Altın ve gümüş metallerinin saf olarak elde edilebilmesi için siyanür kullanılma işlemi kısaca detaylara girmeden şöyle gerçekleşmektedir. Maden aranacak alanda toprak ve kayalıklar alt üst edilerek ufalanır. Daha sonra baz çözeltileri ve siyanür eklenir. Kimyasal reaksiyon sonucunda altın katı halden sıvı hale geçer.

Özel Arama

Ve bir kaç işlemden sonra saf haline gelir. Artık geriye siyanürlü toprak kalmıştır. Depolarda saklanan bu topraklar SO2 /hava ile ayrıştırılıp temizlenerek tekrar doğaya bırakılır. Önemli nokta bu sürecin dikkatli ve titiz şekilde uygulanarak çevre felaketi yaratacak durumların ortaya çıkmamasıdır. Bu işlemler sırasında kullanılan havuzun maden kapatıldıktan sonra veya işlem yapıldığı sürede deprem, hatalı inşaat gibi nedenlerle su sızdırması önemli sorunlar yaratabilmektedir.
 
Altın arama işlemi yapan şirketler buldukları altının sahibi olmaktadırlar. Afrikada binlerce ton altın çıkarılmasına karşın hala dünyanın en fakir ülkeleri bu kıtada bulunmaktadırlar.

Almanya başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesi, Kanada ve Amerika' nın birçok eyaletinde yasaklanmasına
karşın halen şu an kullanılan siyanürün bir zararı olmadığıda savunulmaktadır. Oysaki seneler sonra ortaya çıkabilecek çevre felaketi yeterince ciddiye alınmamaktadır. Gelişmiş olan ülkelerdeki altın arama kriterlerinin zorlaştırılması ile bu araştırmalar artık az gelişmiş ülkelerde artarak devam etmektedir.

ANA SAYFA    ORGANİK TARIM    YENİLENEBİLİR ENERJİ     HİBRİT ARAÇLAR     MAVİ BAYRAK     ÇEVRECİ EVLER     İLETİŞİM     SİTE HARİTASI

Copyright by yeşilçevre.net 2008