TIBBİ ATIK Tıbbi atık; hastane, dispanser gibi sağlık kuruluşlarından çıkan kan ürünleri ve kan bulaşmış ürünler, diyaliz atıkları, enjektör iğneleri, karantina atıkları, patolojik atıklar, bakteri içeren hava filtreleri gibi atıkların genel adıdır.
Sağlık kuruluşlarında biriken tıbbi atıkları diğer normal atıklardan ayrı tutulması, nakliyesi ve imha edilmesi gerekmektedir. Bunun içinde ülkemizde büyükşehir belediyesi hizmet vermekte sağlık bakanlığı ise denetimini yapmaktadır.
Belediyeler Tıbbi atık yönetim planını hazırlarlar, geçici depolama ünitelerinde toplar, bertaraf / sterilizasyon tesisleri için lisans alır, tesisler kurar, yönetir, personeli eğitir, taşınmış ve imha edilmiş tıbbi atıkların kayıtlarını tutar.
Tıbbi atıklarda doktorlar, hemşireler, hastalar, hastane personeli, atık toplama çalışanları ve çevre halkı Aids, Hepatit B, C gibi çeşitli riskler altındadırlar.
Büyüklük ve yatak sayısına bağlı olarak hasta başına yaklaşık 8,7 kg.’ a kadar günlük atık çıkabilmektedir.
Atıklar başlıca 3 çeşit renkli torbalarla taşınır. *Siyah renkli torbalarda, hepimizin evlerimizde toplanan çöp tarzı atıklar *Mavi torbalarda, serum şişesi gibi cam atıkları *Kırmızı torbalarda ise, kullanılmış sargı bezleri, ameliyat, ilaçlar artıkları, dışkılar, kan veya idrar bulaşmış atıklar gibi birçok insan sağlığını tehlikeye sokabilecek atıklar toplanır.
 İğne gibi delici veya kesici atıklar ise önce sarı atık kovasına yerleştirildikten sonra kırmızı atık torbasına koyulur.
Dünya Sağlık Örgütünün 2000 yılında kullanılmış olan şırıngalardan oluşan enfeksiyonlar sonucu 21 milyon Hepatit B, 2 milyon Hepatit C gibi hastalıklar bulaşmıştır
SİYANÜRLÜ ALTIN VE GÜMÜŞ ARAMALARI Tarih boyunca ülkelerin, kişilerin zenginlik sembolu olmuş olan altın, binlerce kişinin hayatını gerek savaşlarla gerekse ihanetlerle kaybetmesine neden olmuştur.
Günümüzde dünyada altının %85' i mücevherde geri kalan %15 ise elektronik ve tıpda kullanılmaktadır.
Şu an dünyada kullanılan altın geri dönüşümlü olarak sadece teknik amaçlı kullanılsa sonsuza dek yetecektir. Durum böyle olunca Yaklaşık son 100 yılda altın aramalarına siyanüründe katılması ile altın tehlikesi başka bir boyut kazanmıştır. |