Ayrıca gerektiğinde kolaylıkla sökülebilmesi ve tekrar kullanabilme olanağının olması daha az maliyet oluşturmaktadır. Rüzgar çiftlikleri bulundukları toplam alanın gerçekde yaklaşık olarak %1 ‘ini kullanmaktadır. Geriye kalan alan ise hayvancılık ve tarım amaçlı kullanılabilmektedir.
Rüzgar enerjisi yenilebilir ancak güvenilir enerji kaynağı değildir. Bağlı olduğu dağıtım hatlarında stabilite problemi yaratabilir.İngiltere’ de yapılan bir araştırmaya göre rüzgar enerjisindeki farklılık sonucu bu teknolojiden üretim ülkenin toplam elektriğinin en fazla %15’ i olabilmektedir. Daha fazla rüzgar enerjisi üretimi durumunda ülkenin elektrik sisteminin dengesinin bozulacağı söylenmektedir.
Rüzgar türbinlerinin gürültü seviyesi yaklaşık 45 dB’ dir. Ofis ortamında 65 dB, araba içinde 85 dB. gürültü seviyesi olduğunu düşünürsek yerleşim merkezlerine en az 500 m. mesafede çiftliklerin kurulması ile gürültü sorunuda kalmamaktadır. Büyük rüzgar türbinleri küçük olanlara göre daha yavaş döndüğü için hızla dönen cisimlerin gözde yaptığı olumsuz etkiyi ortadan kaldırır.
Ayrıca az da olsa kuş ölümlerine veya göç yollarına zarar verme etkiside bulunmaktadır. Deniz türbinlerinin dezavantajları yüksek alt yapı pahalılığı, kablolama ve ulaşım nedeni yüksek maliyetlidir.
Türbinlerin yaklaşık 2 km’ lik çevresinde elektronik alıcılarda parazitler oluşturmaktadır.
Ege denizinde Çanakkale’ ye bağlı olan Bozcaada’ da Türkiye’ nin en büyük rüzgar enerji santralı bulunmaktadır. 1996 yılında rüzgar ölçüm direği dikilmiş, 1998’ de fizibilite çalışmalarına başlanılmış ve gerekli izinler tamamlandıktan 3 ay sonra bitirilerek 2000 haziranında kullanılmaya başlanılmıştır.
Bores Bozcada enerji santralı 17 adet türbinden oluşmakta ve yılda 35 milyon kw saat elektrik üretmektedir. Kurulu güvü 10.2 MW olan santral, 13 milyon USD’ na mal olmuştur.
|