KYOTO PROTOKOLÜ 1997 yılının aralık ayının 11’ inde Japonya' nın Kyoto şehrinde düzenlenen çevre toplantısında, katılımcı ülkelerin 2008-2012 yılları arasında sera etkisi yapan gazların %5,2 oranında düşürülmesi için kabul edilmiş ve ancak 2005 senesinde yürürlüğe girebilmiş anlaşmadır. 2008 yılı aralık ayı itibari ile 176 ülke ve devlete bağlı örgütler anlaşmaya taraf olmuşlardır. Rusya parlementosunun alt kanadı olan Duma’ nın protokolü onaylaması ile uluslararası işlerlik kazanmıştır. Ancak ABD ve Avusturalya halen anlaşmaya imza atmamıştır. Bu anlaşmanın bağlayıcı olması ancak ülkelerin kendi meclislerindede kabul etmesi ile gerçekleşmektedir. Ülkelerin gelişmişlik düzeyine göre yükümlülükler değişmektedir. Eğer ülkeler sera gazı salınımını yeterli derecede düşüremezlerse karbondioksit gazını emen ağaçları dikilmesi veya salınımının fazla olacağı belli olan firmalar başka yerlerden karbon kredisi alması gibi zorunlulukları vardır. Bu protokoldeki amaç atmosferdeki sera gazı yoğunluğunun, iklime olumsuzluk vermeyecek seviyelerde dengede kalmasını sağlamak. Şimdiden Kanada, Japonya, Almanya gibi birçok gelişmiş ülke karbon kredisi için bütçeden pay ayırmışlardır. Ve bu ülkeler petrol doğalgaz şirketleri ile çalışarak maksimum düzeyde karbon kredisini en ucuza almaya çalışmaktadırlar. Bu da Karbon kredi ticaret ve borsasını ortaya çıkarmıştır.
Her ne kadar Kyoto anlaşmasının büyümeye olumsuz etkisi olacağı söylemleri olsa da İsveç 1990 - 2006 yılları arasında %44 büyüme hızı ile birlikte sera gazı etkisine yol açan gazların salınımını yaklaşık %9 oranında düşürdüğünü açıklamıştır.
Kyoto protokolünün getirdikleri nelerdir; -Ulusal sera gazlarının envaterinin yapılması -Güneş enerjisi kullanımının arttırılması -Daha az enerji ile ısınma, araçlarla uzun mesafelere gitmek, teknoloji sistemlerini endüstriye dahil etmek,ulaştırmada çevrecilik esas ilke olur. -Fazla yakıt tüketen fazla karbon üretenden daha yüksek vergiler alınması -Enerji tüketimi fazla olan fabrikaların atık işlemleri yeniden düzenlenmesi. |