| | | KÜRESEL ISINMA Güneş’ ten yayılan enerjinin bir kısmının atmosferi geçerek Dünya’ ya ulaşması ve bu enerjinin bir bölümünün tekrar uzaya yansıtılması bir bölümününde atmosfer içinde kalması ile arada oluşan ısı dengesi yeryüzünün hava sıcaklığını belirler. Atmosfere giren kısa dolga boylu ışınların yaklaşık % 27’ si sera gazlarından etkilenmeden doğrudan, yaklaşık % 21 ‘ lik kısmı bulutlar içinden difüzyon ile geçerek yeryüzüne erişir ve soğurulur. %4’ lük güneş enerjisi kısa boylu dalgalarla ışınım olarak uzaya yansıtılır. Ayrıca yeryüzünde soğurulan ışınım tekrar uzaya uzun dalga boylu ışınımlar olarak gönderilir. Sera gazlarının yoğun olması halinde, atmosferi terk etmesi gereken uzun dalga boylu ışınımlar soğurularak tekrar yeryüzüne dönerler. Bu kısır döngü ile yeryüzü hava sıcaklığı daha da yükselerek iklim dengesi bozulur. Eğer atmosfer sera etkisini gösteremeseydi yeryüzü sıcaklığının -18 0C lerde olacağı tahmin edilmektedir.
Yukarıda detaylı olarak anlatıldığı üzere atmosfere salınan CO2 gibi gazların normalden çok değerlere ulaşması ile oluşan sera etkisinin, güneş ışınlarını yansıtmayarak dünya yüzeyinin sıcaklığının arttırmasına küresel ısınma denir.
Sera gazları içerisindeki çeşitleri sıralamak istersek en başta deniz ve göllerden buharlaşma ile oluşan su buharı, daha sonra CO2, atık organik maddelerin bozulması veya fosil yakıtların üretim aşamasında atmosfere dahil olan metan CH4, doğal yollarla oluşmayıp buzdolabı, klima gibi iklimlendirme cihazlarında kullanılan sıvılar olan Kloroflorokarbonlar, fosil yakıtlarının yakılması ile diazot monoksit N2O, ozon O3, gazlarıdır.
19. yüzyılın ortalarından bugüne ortalama küresel hava sıcaklığı 0,3 - 0,6 0C artmıştır. Önlem alınmaz ise 2100’ e kadar ortalama küresel sıcaklık 5.8 0C kadar artabilecek bu da dünyada medeniyetin kurulmasından bugüne kadar ortalama 1 0C arttığını düşünürsek durumun ciddiyetini daha iyi kavrayabiliriz.
Yeryüzünde genelde ısı artışı kaydedilmesi ile birlikte Amerika Birleşik Devletleri’ de bulunan güney |
| | | | | | | | | | | Missisippi vadisinde olduğu gibi çok az bölgede sıcaklık düşüşleri gözlenmektedir.
Petrol, doğalgaz gibi fosil yakıtlarının en çok kullanıldığı motorlu araçlar, santral ve fabrikalarda tüketilmesi ile oluşan CO2 ormanların sorumsuzca yokedilmesi yüzünden fotosentezin azalarak gerçekleşmesi, sera etkisi yapan | | | |
| | | | gazların atmosferde artmasına neden olmaktadır.
Peki iklim kuşaklarını değiştiren, bazı bölgelerde kuraklığı arttıran bazı bölgelerde ise aşırı yağışlara neden olan, kutuplardaki buzulları eriten, deniz seviyeleri yükselten ve yeryüzündeki bütün canlıları olumsuz şekilde etkeleyen küresel ısınmaya karşı bizler ne yapabiliriz. | | | |
| | | Ülkelerin devlet kurumlarından sivil toplum örgütlerine bireylere kadar herkesin üzerine düşen görevler vardır. Rüzgar, güneş, jeotermal enerjiler gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına teşvik edilmesi, sokak lambalarının güneş enerjisi ile çalışması, ormanlık alanların arttırılması, daha az su harcaması yapılması, mümkün olduğunca toplu taşıt kullanılması, geri dönüşümü yaşam tarzı olarak benimseme, plastik ambalajlardan kaçınmak, özel araçlarda bir kişi ile yolculuk edilmemesi, yaşadığımız mekanlarda kullandığımız ampullerden bile elde | | | |  | | |
| |
| | | | | | edeceğimiz tasarruf ile elektrik üretiminde fosil yakıtların az kullanılması atmosfere zehirli gazın salınımının azalmasını sağlayarak küresel ısınmanın hızını azaltacaktır.
Bir İsviçre enerji şirketi olan Vattenfall yaptığı araştırma sonucuna göre dünyada silahlanmaya ayrılan bütçenin dörtte biri ile küresel ısınmayı durdurmanın mümkün olduğu hatta sanayileşmiş ülkelerin küresel ısınma önlemlerinin % 40’ ını kendilerinin karşılayabilecekleri belirtilmiştir.
Küresel ısınmanın sonuçları: *Milyonlarca kişi açlık ve susuzluktan etkilenecek. *Akarsu taşkınları ve su baskınları artacak
*Kutuplar ve Avusturya Alp’leri eriyecek *Sıcaklığın artması devam ederse Amazon ormanları yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalacak. *Okyanuslardaki karbon emici mercanların yavaş yavaş ölmeleri ile karbondioksit miktarlarının artması ve başta balıklar olmak üzere birçok deniz canlısının ortadan kalkacak olması. *Akdeniz’ de kıyı şeridi olan ülkelerin turizm yoğunluğu yaz aylarından ilkbahar ve sonbahar aylarına kayacak. *Özellikle başta yoksul ülkelerde olmak üzere ishal, sıtma, polen alerjisi gibi hastalıklar süratle artacak | |
|