Dünyada kanunlarla akışkanın yeniden yer altına verilmesi tekniği zorunluluk haline getirilmiştir.
Emisyonun sıfıra yakın olması, çok amaçlı ısıtma uygulamaları için ideal, iklimlere bağımlı olunmaması, hazır ve yenilenebilir enerji olması, verimliliğin %95 üzerinde olması jeotermalin önemini ve daha çok değer vermemiz gerektiğini göstermektedir.
Yeraltındaki sıcak su Kamu hizmet kuruluşlarının kullandıkları elektriğin en azından bir bölümünün yenilenebilir kaynaklardan sağlanması konusu, dünyada giderek benimseniyor. Buna bağlı olarak, yeraltındaki sıcak suyu ya da su buharını yeryüzüne akıtan jeotermal enerji santrallarına duyulan ilgi de giderek artıyor.
Jeotermik santral, yüzeye daha yakın olan yeraltı su larını değil, çok daha derinlerdeki su havzalarının suyunu akıtır. Keşif amaçlı sondaj çalışmaları da dahil, öncelikle maliyetlerin yüksek olması gerekçesiyle bugüne dek jeotermal enerji kullanımına uzak duruldu, Ancak bu santrallar işletmeye alınınca hiç yakıt tüketmezler ve emisyon oranı hemen hemen sıfıra yakın olduğundan çevreyi kirletmezler. Uzmanlar “Bir santralin ömür boyu gerçek maliyetine baktığımızda, jeotermik santralin, en ucuz geleneksel elektrik üretme seçeneği olan kömür işletmesiyle eşit düzeyde ya da ondan daha düşük bir maliyeti olduğunu görürüz,” diyor.
Su sıcaklığına bağlı olarak dünyada kimi bölgelerde kurulan farklı enerji santralları yıllardır etkinliğini sürdürüyor. Bu santrallar arasında en yaygın olan türün ani buharlaştırma (flash) santralları olduğu, ancak gelecekte “ikili” santralların ağırlıkta olacağı belirtiliyor. İkinci bir sıvının buhara dönüştürülmesi için sudan yararlanan ikili santral tasarımları daha düşük >>> |