Bilindiği gibi petrol ürünlerinin yakın zamanda tükenecek olması, dünyamızın süratle hava sıcaklığının yükselmesi gibi nedenler artık devletleri, insanları çevre konusunda daha duyarlı olmaya yöneltmiştir. Buna bağlı olarak günümüzde kullandığımız araçlardan tutunda, kullandığımız enerji kaynaklarına kadar birçok konuda çevreye duyarlı alternatifler yaratılmaya ve kullanılmaya başlanmıştır. Bunlarda biride yeşil binalardır. Yeşil binalarda yaşam standartlarının yüksek olması bina alışveriş merkezi ise alışveriş tutarı, okul ise öğrencilerin performansı, işyeri ise çalışanların verimliliğinin arttığı, konutlarda ise sosyal problemlerin azalmış olduğu gözlenmiştir.

Çevreci binaların ortak özellikleri;
-Güneş enerji sistemleri, güneş pil – kollektörleri, rüzgar enerji sitemleri ile kendi enerjilerini kendileri üretmektedirler.
-Mevcut suyun asgari düzeyde kullanılması ve özellikle evde kullanılarak atıl duruma gelen sulardan tekrar yararlanmaktır.Örneğin yağmur sularının toplanarak değerlendirilmesi en basit uygulamadır.
-Evlerde ısı, ses yalıtımı ön plandadır.

cevrecibina-Çatılarda oluşturulan bahçeler ile evlerin yalıtımına katkıda bulunulur.

Şimdiden New York’ da yapılacak belli bir bütçenin üzerinde olan tüm renovasyonlar yeşil bina mevzuatına uymak zorundadır.Amerika, İngiltere gibi ülkelerin yanında Çin 2008 yılında başkentleri Pekin’ de düzenlenen olimpiyatlarda sıfır hava kirliliği sloganı ile binalarını inşa veya tadilat etmişlerdir.
Her yeni teknolojide olduğu gibi yeşil binalarında yatırım maliyetleri şimdilik yüksektir. Bunun için hükümetler bu tarz yatırımları teşvik etmek için vergi ve kredi avantajları sağlamaya başlamışlardır

Tüm enerji ihtiyacını kendi olanakları ile güneşten karşılayan Türkiye’ nin ilk güneş evi 2008 yılında Diyarbakır’ da hizmete girmiştir. Böylece aydınlatma, ısıtma gibi enerji ihtiyaçlarını kendi imkanları ile üreterek bu enerjiyi elektrik şirketlerine satacak ilk örnek ev olmuştur.

LEED SERTİFİKASYONU
Dünyada üç yeşil bina sertfikalandırma sistemi Amerikan LEED (Leadership in Energy and Environmental), İngiliz BREEAM (Building Research Establishment Environmental Assessment Method), Alman DGNB (Deutsche Gesellschaft fur Nachhhaltiges Bauen) en çok kabul görmektedir. Her üç sertifikasyonda da temel prensip aynıdır. Binaların çevre performanslarının belirli kriterler çerçevesinde daha önceden belirlenmiş olan puanların toplamları ile oluşan skorlardır. Toplam puan binanın alacağı sertifika derecesini ve diğer binalarla karşılaştırılabilmesini sağlar.

Standart sertifikası LEED olarak verilen yeşil bina akımının temelleri 1851 li yıllarda Londra’ da Crystal Palace ile atılmıştır. 1970 yılındaki enerji krizi ile kendini öne çıkarmaya başlamıştır. İnşaatın harfiyat aşamasından başlayarak günlük yaşamın başlaması ile devam eden çevreye karşı duyarlı olan binalardır. Bu binalarda başlıca dikkat edilen konular yüksek teknoloji, mümkün olduğunca gün ışığından yararlanma, yalıtım ve enerji verimidir. Bina çevresinde bitki türleri, çatıya yağan yağmur suyunun tekrar kullanımı gibi atıkların tekrar kullanılması, bina içi hava kalitesi, ofislerde harekete duyarlı sensörler, güneş kollektörlerinin sıcak su ihtiyacını karşılaması, kışın bile güneş enerjisinden bina ısıtmasının bir kısmının karşılanması gibi uygulamaları vardır.Yeşil binalar yeşil olmayan binalara göre yaklaşık olarak %30 – %50 gibi ciddi oranlarda enerji tasarrufu sağlamaktadır. Yeşil binalar özel araç kullanımının(dolayısı ile petrol tüketiminin) azalması için mümkün olduğunca metro ve otobüs gibi toplu taşıt araçların bulunduğu bölgelere yakın yerlere inşa edilmektedir.

Leed sertifikası genel anlatımla binaların çevreye karşı duyarlılığına bağlı olarak puanlar verilmektedir. Bunları maddelere ayıracak olursak; Su kullanımında etkinlik, enerji ve atmosfer, iç hava kalitesi, malzemeler, tasarım olarak başlıklara ayrılır.
Puanların yüksekliğine göre projelere platin (en yüksek), altın, gümüş ve sertifika olarak 4 sınıf Leed sertifikası verilmektedir. 2009 yılından itibaren bina kullanımına başlanması ile 5 yıllık süredeki elektrik ve su faturaları teslim edilmesi Leed sertifikasyonu için mecburi kılınmıştır. Dünya’ da projelerine Leeds sertifikası almak müracat eden veya etmekte olan şirketler her geçen gün artmaktadır.
Tabi ki bu yeni oluşumda da birçok farklı tezler ve fikirler bulunmaktadır. İnşaat firmalarının binalarını yüksek tutarlara kiraya vermek veya satmak istemeleri, vergi indiriminden yararlanmak gibi avantajlar için Leeds sertifikası aldıktan sonra gerekli kurallara uymayarak çizgiden çıkmaları en çok tartışılan konuların başında gelmektedir.Binaların Leed sertifikasını hakettikten sonra verilmesi gerektiğini savunan uzmanlar da bulunmaktadır.

LEED için mekan uygulamaları:
Çevreye duyarlı Leed sertifikalı binalarda yapılan uygulamaların bazıları şöyledir.

-Yazın ofislerde kullanılmış, kirletilmiş serin havanın değişiminde dışarıdan alınan yeni sıcak havanın soğutulmasında kullanılması.
-Aynı şekilde kışın ofislerdeki sıcak havanın değişimi sırasında temiz soğuk havanın tahliye edilen bu sıcak hava ile ısıtılma teknolojisi.
-Yağan yağmur sularının bina çatılarından alınarak filtre edilmesi ve bahçe sulaması veya yangın söndürme sistemlerinde kullanılması.
-Çatılarda kurulan sistemler ile güneş enerjisinden faydalanılarak sıcak su elde edilmesi.
-Binaların otoparklarında düşük emisyonlu ve yüksek verimli araçlar için ayrıcalıklar tanınması.

-Ofis çalışanlarının her birinin masalarına konulan kişisel aydınlatma elemanları ile aydınlatma tasarruf sağlanması.
-Bina inşaatı sırasında kullanılan malzemelerin yakın çevrelerden satın alınması ile nakliye araçlarından çıkan zararlı gaz salınımının minumum düzeyde tutulması.
-Kullanılan malzemelerin Leed standartlarına uygun olması.
-Bina dışı peyzaj çalışmalarında kullanılan bitkiler diğerlerine göre daha az su ihtiyacı olanlardan seçilmesi, sulama sisteminin ise damlama sistemi kullanılması.
-Fotoselli ışıklandırma sistemlerinin kullanılması.
-Güneş ışığının aydınlatmada kullanılması.
-Doğal çevre ile uyumlu yapılanma.
-Yeraltı ısı kaynaklarından yararlanarak kullanılması(GSHP)
-VOC (Volatile organic compound) uçucu organik bileşik değeri az düşük olan yapı malzemelerinin kulllanılması.
Leed sertifika puanlamaları:
Leed sertifikalarının alınabilmesi için gereken puan aralıkları:
26-32 arası sertifikalı, 33-38 arası gümüş, 39-51 arası altın, 52-69 arası alınan puanlar ise platin leed sertifikası almak için gereklidir.

Bu puanların verildiği konular ve puanlamaları ise:.
(EA) 17 puan – Enerji ve atmosfer, yeşil enerji kullanımı, soğutma sistemleri yönetimi.
(IE) 15 puan – İç hava kalitesi: havalandırma, gün ışığından faydalanma, tütün dumanı sistemleri.
(SS) 14 puan – Sürdürülebilier arazi ve tesisler: Çevreye saygılı tasarım, arazi seçimi, alternatif ulaşım imkanları.
(MR) 13 puan – Malzeme ve kaynaklar: Yapıda kullanılan malzemelerin ve inşaat atıklarının geri dönüşümlü olması,

(WE) 5 puan – Su kullanımına müdahale.
(ID) 4 puan – Tasarım: Kriterlere uygun malzeme seçimi, dekorasyon.

Leed Sertifikası
26 – 32 Puan
Leed Gümüş
33 – 38 Puan
Leed Altın
39 – 51 Puan
Leed Platinyum
52 – 69 Puan
LEED NC (New Construction and Major Renovations): Yeni inşaat için
LEED EB (Existing Buildings): Mevcut binalar için
LEED CI (Commercial Interiors): Binadaki yaşam için iç tasarım
LEED H (Houses): Evler için
LEED ND (Neighboor Hood): Mahalle gelişimine yönelik

Bugün en yaygın olarak kullanılan Leed sertifikası LEED NC’ dır.
Türkiye’ de Leed
Türkiye’ nin ilk altın leed (gold Leed) sertifikasını Siemens Gebze tesisleri almıştır. Tesis, 02.nisan.2009 tarihinde 150.000 metrekare alan üzerinde Gebze’ de faaliyetlerine başlamıştır. Firma altın Leed sertifikasını 42 puan alarak hak kazanmıştır. Bilindiği gibi altın Leed sertifikasını alabilmek için alınması gereken alt puan seviyesi 39’dur.
LEED platin yeşil bina sertifikasını Türkiye’ de ilk Eser yeşil binası aldı.
Amerikan Yeşil Bina Konseyi tarafından geliştirilen ve bütün dünyada uygulanan LEED Sertifikaları arasında en yüksek kademeli olan LEED Platin Sertifikasını Türkiye’de ilk kez Eser Yeşil Binası aldı.
Ankara, Çankaya, Yıldız’da Eser Holding şirketlerini aynı çatı altında toplamak amacıyla 7500m2’yi bulan kapalı alanıyla 2010 yılı içerisinde faaliyete geçirilen Eser Yeşil Binası, Türkiye’de uygulanan en yüksek standartlı yeşil bina sistemlerini kullanarak inşa edildi.

Eser Yeşil Binası, her şeyin başında daha az enerji tüketmeyi hedefleyerek tasarlandı. Türkiye’deki muadil bir binaya göre yarı yarıya az enerji tüketen bina, enerjisinin ciddi bir kısmını da kendi bünyesinde üretiyor. Düşük enerjinin yanında, benzerlerinden farklı olarak enerji sistemlerinde yüksek performans hedefleyen binada çok gelişmiş birçok sistem hibrid olarak, bir otomasyon sistemiyle bütünleştirilerek kullanıldı.

Eser Holding Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Adiloğlu, “Türkiye’de şu anda daha alt derecelerde LEED Sertifikası alabilmiş 4 bina mevcuttur. Bunların hepsi, tamamen veya kısmen yabancı iştirakli şirketlerin binalarıdır. Ekibimiz ve danışmanlarımızla, Türk mühendisliğiyle, bir Türk firması tarafından gerçekleştirilen Eser Yeşil Binası, bu açıdan da ayrı bir önem taşımaktadır” dedi. Dünya genelinde dahi, LEED Platin alabilen bina sayısının kısıtlı olduğunu söyleyen Adiloğlu, “İnovasyona dayalı sistemleriyle bir laboratuar görevi üstlenen Eser Yeşil Binasının, araştırma ve inceleme yapmaları için bütün üniversitelere, araştırmacılara ve ilgililere açık olduğunu” belirtti.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Araç çubuğuna atla