Hava Kirliliği

Atmosferde bulunan azot, oksijen, karbondioksit, ozon gibi gazlardan oluşan hava, insanlar, hayvanlar, bitkiler kısacası bütün canlıların yaşantısını devam ettirebilmesi için gerekli bir unsurdur. Havada devamlı bulunan ve miktarları değişmeyen azot, oksijen, asal gazlar ile devamlı bulunmasına karşın miktarı değişen karbondioksit, su buharı ve ozan bulunmaktadır.

Hava kirliliği ise; Havada doğal olarak bulunan temel gaz ve maddelerin içine yabancı zararlı maddelerin karışması ile canlılar için oluşan kirli ve sağlıksız havadır.

Hava kirliliğinin nedenleri:
*Motorlu taşıt egzoslarından çıkan atıklar. Sadece benzinli
araçlardan değil dizel yakıt kullanan araçlarda azot oksitleri ile önemli miktarlarda partikül madde ile SO2 yayar




*Konutlarda ve iş yerlerinde kullanılan fosil yakıtlar
*Çöplük, bataklık gibi alanlarda oluşan metan gazı veya çöplüklerin yakılması ile oluşan
*Volkan patlaması sırasında atmosfere dağılan duman ve küller
*Orman yangınları
*Çimento, asfalt, kireç, soda, kağıt, tarım ilaçları üretimi yapan fabrikaların yeterli önlemleri almadan atmosfere saldıkları duman ve gazlar

Traffic moves slowly on the 2nd Ring in Beijing in a heavy smog day on Jan. 28, 2013. 28JAN13 Photo by Simon Song

Hava kirliliğini etkileyen faktörler:
*Alçak, yüksek basınç
*Sıcaklık gibi meteorojik nedenler
*Rüzgar, yağış
*Nem

Alınacak önlemler;
*Konutlarda ısınmak için kömür gibi yakıtlar yerine doğalgaz kullanılması.
*Mümkün olduğunca merkezi sistemli ısıtma yaygınlaştırılmalı
*Konutlarda ısı yalıtım kullanılması
*Şehir plancılığında mümkün olduğunca rüzgar gibi meteorojik faktörler, bina yoğunluğu, kent ölçekleri, yolların seçim ve yönlendirilmeleri uygulanmalıdır.
*Taşıtlarda düşük kurşun değerli benzin kullanılması
*Bol güneş gören bölgelerde güneş enerjisinden faydanılmalı
*Toplu taşımacılığın geliştirilmeli
*Başta sivil toplum örgütleri olmak üzere okul çağından itibaren hava kirliliği konusunda eğitimler verilmesi
*Atıksız veya az atıklı sistemlerin geliştirilmesi
*Temiz yakıt ve hammadde

Fabrika veya özellikle termik santrallerin bacalarından çıkan dumanlarındaki kükürtdioksit gibi gazlar havadaki nem ile birleşince asitler oluşturarak yağmur veya sis gibi hava olayları ile yeryüzüne iner. Bunada asit yağmuru denilmektedir. Asit yağmurları toprak veya sulara ulaştığında yoğunluğunun artması ile sudaki ve karadaki canlılar için hayati tehlike başlar. Asit yağmurlarının ayrıca kültürel miras olan heykeller, tarihi binalar ve antik şehirlere olumsuz etkileride olmaktadır.




Son zamanlarda araştırmalar yapan aralarında nobel ödüllü bilim adamlarınında olduğu bir grup araştırmacı hava kirliliği ile oluşan katman nedeni ile dünyamıza gelen güneş ışınlarının geri yansıdığını böylece küresel ısınmanın azalmasında yardımcı olacağı görüşünü savunmaktadırlar.

Hava kirliliği solunum ve kardiyovasküler sistemleri direk etkiler.

Yapısında kükürt bulunan yakıtların yanması ile ortaya çıkan bir gaz olan kükürtdioksit (SO2) artışı ile insanlarda, ölüm ve akciğer fonksiyon bozuklukları artış gösterir. Ayrıca azot dioksit NO2 ve ozonunda solunum sistemine etkisi vardır. Azot dioksit özellikle dizel araçlardan çıkan egzoz gazlarında bulunur. Bununla birlikte ozonun burun, boğaz ve gözleri tahriş ettiği, baş ağrısı yaptığıda bilinmektedir. Karbonmonoksit (CO) kandaki oksijenin yerini alarak sinirsel davranış problemlerine yol açar.
Hava kirliliğinden öncelikle etkilenenler; hamile anneler, bebek ve çocuklar, yaşlılardır.

İnsanlara olduğu kadar bitki ve hayvan sağlığı üzerinde de olumsuz etkileri olmaktadır.

Pin It on Pinterest